Korkmayınız Mister Sherlock Holmes!
Türkiye’de Polisiye Romanın 125 Yıllık Öyküsü (1881-2006)
adlı 2 ciltlik kitabında, Erol Üyepazarcı,
Yosmalar Feneri ve Cesetler Merdiveni adlı polisiye
romanlarım için şöyle diyor:
Birinci cildin 135. sayfasından:
1960-1990 yılları arası telif polisiye roman türünde gözle görünür bir atılımın yaşanmadığı bir dönemdir.
Vural Sözer, Bedirhan Çınar, Yahya Bayındır ve diğerlerinin yazığı polisiye romanlar, bu türde pek anılmaya değer bir iz bırakmamıştır.
Bu dönemin yıldız adı ise kuşkusuz yarattığı sempatik “Murat Davman” tiplemesiyle Ümit Deniz’dir…
Yine aynı cildin 267-268. sayfalarından:
1956 yılında Çağlayan Yayınevi’nin eski sahiplerinden Haldun Sel’in kendi adına kurduğu Haldun Sel ve Ortakları Yayınevi’nin çıkardığı bir başka polisiye eserle karşılaşıyoruz.
Kitabın yazarı Vural Sözer (1933- ) gazetecilik yapmış, şimdi reklamcılıkla uğraşan, oyun yazarlığı ve araştırmaları olan bir kişidir
(181 numaralı dip nottan: Neş’e-i Muhabbet, Bin Yıl Önce Bin Yıl Sonra gibi müzikli oyunları; Çoban Salatası, Dil Haşlama, Baba Tatlısı gibi ironik adlar verdiği, dil ile ilgili kitapları; reklamcılıkla ilgili eserleri vardır. Ayrıca iki baskı yapan Müzik ve Müzisyenler Ansiklopedisi’nin yazarıdır).
Bir biyografik ansiklopedide (182 numaralı dip nottan: Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi c.II, YKY, İstanbul, s. 747) kendisinin verdiği bilgilere dayanarak Afif Yesari’nin Muzaffer Ulukaya adıyla yayımladığı kitaplar arasında çıkan Yosmalar Feneri adlı kitabı Vural Sözer’in yazdığı belirtilmiştir.
Sözer’in 1956’da yayımlanan Cesetler Merdiveni adlı kitabında, olay ABD’de geçmekte ve Ceymis Brandon adlı bir hafiye başından geçenleri
kendi ağzından anlatmaktadır.
Yayımcı ve yazarın bu Mayk Hammer benzeri kahramanla okuyucuların ilgisini çekmek istediği düşünülebilir, çünkü Ceymis Brandon’un (183 numaralı dip nottan: Yazarın imlâsı aynen korunmuştur) maceralarını bir dizi yapmak istemektedirler.
İlk kitabın arkasından Çalınan Kadın adlı ikinci maceranın yakında yayımlanacağı belirtilmiştir.
Bu arada kahraman hafiyemizin yardımcısının Alptekin adlı bir Türk olması da okuyuculara karşı bir şirinlik olarak düşünülebilir.
Ancak, bu dizi uygulama bulmamış ve Sözer’in bu kahramanının başka bir öyküsü yayımlanmamıştır.
Aslında kitap onparalık öykü formatında pekalâ başarılı sayılabilir.
Kitaptaki trük oldukça ilginçtir.
Mısır’dan değerli bir heykeli çalıp bir Amerikalıya satan Mısırlının heykeli tekrar ele geçirmek istemesi üzerine gelişen olaylarda ne yazık ki kurgu çok basittir.
Hafiyemiz ise davranışlarıyla Mayk Hammer’in hık demiş burnundan düşmüş bir ikizidir.
Yardımcısı Alptekin ise vurdumu deviren aslan gibi bir Türk delikanlısıdır.
*
Ben yazdığım kitaplara ömür törpüsü derdim.
Yukarıda adını verdiğim 2 ciltlik kitabın yazarı Erol Üyepazarcı’yı içtenlikle kutluyorum. Böylesine geniş bir derlemeyi içine beni bile katacak kadar ayrıntılarla hazırladığına göre onun başardığı iş ömür rendesi!
Nasıl polisiye roman yazarı olduğuma, yaşam öykümü anlattığım Köyüm adlı bölümde değineceğim.
Burada Üyepazarcı’nın hakkımda yazdıklarını aktarmakla yetiniyorum.