15 Kasım 2008, Cumartesi günü Vatan gazetesindeki,
Bizim Kahve adlı köşesinde Okay Gönensin şöyle diyor:
 
Türkçenin katillerine karşı
 
Bu katiller her yerde ve pek çok… Siyasi partilerin, belediyelerin hizmetlerini, faaliyetlerini duyurmak için sokaklara astıkları bez afişlerde bazen 5 kelimelik bir cümlede iki yanlış bile oluyor. Ama şu anda Türkçenin en acımasız katilleri sık sık televizyon ekranlarında boy gösteriyor. Türkçe’yi 200 kelimeyle konuşanlar dünya ve insanlık hakkında görüş belirtiyor, akıllar veriyor.
Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın en çok akılda kalmış mısralarından biriydi “Türkçem benim ses bayrağım”. Ses bayrağımızı yükseltebilmek için Türkçe’yi doğru konuşmak, doğru yazmak gerekiyor. Denecek ki: “Günümüzde cep telefonu ve bilgisayarlardaki mesaj sistemine alışmış gençlere doğru Türkçe’yi nasıl hatırlatacağız?” Çok basit: Uğraşacağız. “De-da”lar, “misin”ler, “ki”ler nasıl yazılır tekrarlayıp duracağız.
Vural Sözer “Dilinizi Eşek Arıları Sokmasın” kitabında Türkçe’yi doğru kullanmak isteyenlere basit bir kılavuz sunuyor. Türkçe’yi kullanmak sadece yazmak değil, doğru konuşmak anlamına da geliyor.
Son yıllarda en çok kullanılan sözcüklerden biri “laiklik” oldu. “Laiklik”i çok sık kullananların birçoğu da en önem verdikleri bu sözcüğü bile yanlış söylemeye devam ediyor.
“Günümüz Türkçesini doğru yazmak ve konuşmak isteyen herkes” ve en başta televizyonda herhangi bir iş yapan herkes, bu kılavuzu mutlaka elinin altında bulundursun ve sık sık açıp baksın.