13 Kasım 2008, Perşembe günü Ulusal Kanal’da,
sunduğu Kitap Dünyası adlı programında
Sadık Usta şöyle diyor:
Dilimiz kuşatma altında…
Türkçe; konuşma dilinde, gençlerin konuşmalarında, televizyonda, tabelalarda hep İngilizce’nin boyunduruğunda… Durum artık o kadar vahim boyutlara vardı ki mizahı bile yapılıyor. Geçenlerde bir işim için gittiğim bir devlet kurumunda, işlerin yoğunluğundan ve vatandaşların ısrarlı sorularından bunalan memur, başladı İngilizce bir şeyler söylemeye. Herkesin şaşkın şaşkın kendisine baktığını görünce: “Arkadaşlar, Türkçe cevap veriyorum anlamıyorsunuz, İngilizce konuşayım belki anlarlar, diye düşündüm…” dedi. Doğrusu içimden bu memuru kutlamak geldi. Görüldüğü gibi konu “İngilizce Türkçesi” diye bir kara mizah yapılacak boyuta geldi. İngilizce bilmemek çok ayıp! Yalın Türkçe konuşmak ise cahillik! Dilimiz yavaş yavaş yok mu ediliyor?
Türkçeye sıkı sıkı sahip çıkanlar da yok değil elbette…
Dilimizin bekçilerinden biri de Vural Sözer. Evde, okulda, bilimsel çalışmalarda, gazete ve dergilerde, televizyonlarda, kahvelerde, kısacası her yerde “dilimizi doğru kullanmamızı” öneren Vural Sözer: “Doğru yazmak kadar, konuşurken yanlış yapmamak da önemli…” diyor.
Pekiyi, Vural Sözer kim? Vural Sözer, bir dil emekçisi. “Ömür törpüsü” olarak tanımladığı kaynak kitaplar yarattığı gibi uzun yıllar reklam sektöründe de çalışarak bu alanda başvuru kitapları hazırladı. On parmağında on marifet olan Sözer’in, güncel yazım kurallarına uyarak ve 70 bin sözcüğü tek tek tarayarak derlediği son çalışması Dilinizi Eşek Arıları Sokmasın, dilimizde düzeni ve birliği sağlamayı hedefliyor.
Gürer Yayınları’ndan çıkan bu kitabı, özellikle yarı Türkçe yarı İngilizce konuşan gençlere öneriyoruz. Dilimize sahip çıkmak, ülkemizin tüm değerlerine sahip çıkmanın ilk ve en önemli adımı.
Bu kitabı hemen alın!
Masanızın üzerinde bulunsun ki, elinizi de dilinize de eşek arıları sokmasın.