Aydın Hatipoğlu’nun “Bizim Gazete” için yazdığı
vefa yüklü satırlar
 
Vural Sözer’i Tanır mısınız?
 
Kadim dostum ve ağabeyim Vural Sözer, doğma büyüme Kilyosludur.
Emeklilik yıllarını yine sevdiği Kilyos’ta geçirmeyi seçti.
Çok yönlü çalışkan, yaratıcı bir kişiliktir ama, bir o kadar da alçakgönüllüdür.
Ticaret Lisesi bitirmiş olsa da, Vural Sözer’in ticarete aklı ermemiş hiç.
Ama yine de Babıali’de ona önce ekonomi muhabirliği uygun görülmüş.
Sonunda gece sekreterliğinin daha uygun olduğu anlaşılmış.
Derken, onu Yeni Sabah gazetesi’nin yayınladığı Pazar Dergisi’inde yazı işleri müdürü olmuş görürüz.
Ardından Yeni Tanin ve Haber gazetelerinde yazı işleri müdürlükleri yapmış.
Babıali Babıali olmaktan çıkınca, o da başka sulara dümen kırmış.
1952’de Palyaço adlı bir öykü kitabı yayımlanmıştı.
1954’te Yosmalar Feneri,  ardından 1956’da Cesetler Merdiveni adlı polisiye romanları, daha sonra 1964’te Gümüş Kulplu Dünya adlı öykü kitabı izlemiş.
Bu arada 1964’de görkemli bir çalışmanın eseri olan Müzik ve Müzisyenler Ansiklopedisi’ni yayımladı.
Remzi Kitabevi yayınları arasında yer alan bu dev çalışma, bu güne kadar (2007) 6 baskı yaptı.
1966’da reklâmcılık üzerine Süheyl Gürbaşkan’la yaptığı söyleşi Rubikon adıyla yayımlandı.
1976’da Pamuk Eller Cebe adlı iki perdelik güldürüsü Çevre Tiyatrosu’nda sahnelendi.
1979’da yine Süheyl Gürbaşkan’la mektuplaşarak oluşturduğu Bir Reklâmcı Aranıyor adlı denemeler kitabı yayımlandı.
Bir yanda bu kitaplar yayımlanırken, 1980’den beri onu, Şan Tiyatrosu’nda sahnelenen müzikallerinin yazarı olarak görüyoruz.
Neşe-i Muhabbet ve 1000 Yıl Önce 1000 Yıl Sonra (Yavuz Turgul’la birlikte).
Bu arada, Radyo ve TV’lere parodiler, radyofonik oyunlar (40’a yakın), dizi senaryoları…
Cumhuriyet gazetesinin Ciddiyet sayfasındaki Dert Babası köşesinde kara mizahın en çarpıcı örnekleri birbirini izler.
Vural Sözer reklâm sektöründe yaptığı çalışmalarla da iz bırakmıştır.
Çeşitli reklâm ajanslarında, çeşitli müşterilere hizmet verirken, farkında olmadığımız izler bırakmış yaşamımıza.
Örneğin Paraçek, Çiti, Bankamatik, Sırdaş Hesap, Teleişlem gibi ürün adlarını bulan isim babası olmuştur.
1990’lı yıllarda ise, Yanıldın Sevgili Sait Faik adlı kitabının yanı sıra, Atatürklü Günler adlı bir kitapla Atatürk’ün yaşamı boyunca gün gün nerede ne iş yaptığını saptayan benzersiz bir çalışmaya imza attı.
Ayrıca, ilkin Barajans Yayınları arasında çıkan Çoban Salatası, Dil Haşlama ve Baba Tatlısı adlı kitapları daha sonra Epsilon Yayınevi tarafından Yazım Kılavuzu (Çoban Salatası), Deyimler Sözlüğü (Dil Haşlama) ve Atasözleri Sözlüğü (Baba Tatlısı) adlarıyla  yayınlandı.
Kendi deyimiyle “ömür törpüsü” dediği bu zorlu çalışmalarıyla Vural Sözer, masalarımızın üzerinde hep bizimle olmayı başardı.
2000’li yıllarında ona sağlık ve mutluluklar diliyorum.
 
(Not: Dilinizi Eşek Arıları Sokmasın adlı yazım kılavuzum, Sevgili Aydın’ın bu yazısından sonra yayınlandı. Gürer Yayınları, 2008)