| 4 Şubat 1998 günü Hürriyet gazetesinin
Kelebek ekindeki Ayşe’nin Gözlüğü adlı köşesinde
Ayşe Arman, Dil Haşlama için şöyle diyor:
|
![]() |
Akıl akıl gel çengele takıl
Bundan sonra böyle.
Daha ağır, oturaklı, tumturaklı, kodumu oturtan yazılar yazabilmek için, bayramı Vural Sözer’in yeni çıkan kitabı Dil Haşlama’yı çalışarak geçirdim. Deyimleri yedim yuttum.
Bir de baktım ki, bizimkiler de yememiş içmemiş, inanılmaz deyimler üretmiş.
Hayvanlardan kafayı genelde ata, domuza, tavuğa, danaya, kurbağaya, köpeğe biraz da kuşa takmışlar.
Ama mesela kedi yok.
Varsa da çok az.
İsimlerden Hıdır’a, Abbas’a, Fatma’ya, Osman’a, Cafer’e, Mehmet’e, Bedir’e…
Ülkelerden Hindistan’a…
Azınlıklardan Yahudilere…
Etniklerden Kürtlere…
Damatlardan çok gelinlere…
Ve akıl almayacak daha birçok şeye kafayı takmışlar.
Bu ne yaratıcılıktır, bu ne zenginliktir!
Arada sırada insan roman niyetine deyimler sözlüğü okumalı ki, hem eğlensin, hem de öğrensin.
Okurken ilgimi çekenleri işaretledim* ilerki günlerde yazılarda karşınıza çıkarsa sakın ola şaşırmayın, sebebi budur.
Nazar etmeyin ne olur…
Çalışın sizin de olur…
(*) Yazar, 30’u aşkın deyimi örnek olarak almış (V.S.)
