Üç İstanbul
Lofçalı Miralay Salim Bey’in karısı Naciye, oğlu Adnan’ı elinden tutarak İstanbul’a getirir.
Adnan, annesi elinden tutmasa; otobüslerde, dolmuşlarda kadınlara, kızlara saldıracak kadar zamparadır.
Naciye Hanım, Çıbanlı Zehra ve Bohçacı Melâhat’ın yardımıyla bir gecekondu satın alır.
Adnan’ı kolej sınavlarına hazırlayan öğretmen Kadri, Adnan’ı kendi öz evlâdı gibi sever.
Öğretmen Kadri’nin evde olmadığı bir gün, Adnan, öğretmenin karısı Zehra’ya sulanır.
Zehra’nın Adnan’dan hamile kaldığını öğrenen öğretmen Kadri’nin aklı durur, kafası tavana vurur.
Birinci basamak giriş sınavını böylece veren Adnan, koleje gitmekten vazgeçerek; konaklara, yalılara girip çıkmaya başlar.
Günün birinde Kerim Paşa’nın kerimesi Belkis’le tanışır.
Belkis, Dilenci Hüsrev’i sevmektedır. Adnan’a yüz vermez.
Süheylâ da Adnan’ı sevmektedir. Adnan da Süheylâ’ya yüz vermez.
Adnan, tapu affından yararlanmak, gecekondusuna tapu almak istemektedir.
Dilekçe vermeye gittiği gün, tam evrakı imzalayacağı sırada, tapu müdürü Senih Efendi’ye nüzül isabet eder.
Adnan, nüzüllü Senih Efendi’yi ziyarete gittiğinde, yanlışlıkla Senih Efendi’nin karısı Macide’nin yatak odasına girer.
Macide ateşli bir kadındır.
Adnan elini Macide’nin alnına koyunca, yatalak Senih Efendi yattığı yerden Adnan’ı, “yandın” diyerek uyarmak isterse de, sesi çıkmaz…
Senih Efendi ruhunu teslim ederken, Macide de kendini Adnan’a teslim eder.
Macide’yi teslim alan Adnan, evden çıkınca, özel sekreter Sacit, Jöntürk Süleyman, Zavallı Dilâver, Çerkes Cemalifer, Dağıstanlı Hoca, Habibullah, Sakallı Vasfi, Cenaze Meraklısı Sait, Renksiz Ratip, Düzenbaz Nail, Namuslu Behçet adındaki arkadaşlarıyla, Boğaz’da rakı içmeye gider.
Sıra hesap vermeye gelince, Adnan fatura ister.
Garson vermez.
Her istediğini elde etmeye alışmış olan Adnan, fena halde bozulur.
Masayı terk ederek, Macide’nin konağına döner.
Gazetesini alarak banyoya girer.
Macide, banyo küvetinde gazete okuyan Adnan’ı görünce:
“Nargile de ister misin canım? diye sorar.
Adnan, “bırak şuraya” yanıtını verir.
Macide, yaptığı lâtifeyi anlamayan Adnan’a, gülerek sokulur:
“Taşa oturma, eskiteceksin Adnan!”
“Taş eskir mi Macide?”
“İçinde su olmazsa, eskir Adnan!..”
Adnan suların akmadığını ve banyoda kuru kuruya oturduğunu anlar, ayılır.
Adnan’ı çıplak gören Macide bayılır.
Kıçı üşüyen Adnan, amel olur…
( Bu bölümün sonu)
(26 Şubat 1984)