Ucuz Dayak
Geçende döküntülerimi karıştırırken elime küçük bir zarf geçti.
Karganın ceviz saklaması gibi, hiçbir şeyleri atmaya kıyamam.
Oraya buraya tıkıştırır, sonra da neyi nereye tıkıştırdığımı unutur giderim.
Arasam da bulamam..
Zarfın içinden kırış kırış bir hesap pusulası çıktı.
“Neden saklamışım acaba!..” dememe kalmadı, pusulanın sağ köşesindeki 28 Haziran 1974 tarihinden ve sol köşesindeki restoranın adından, o günü hatırladım.
Dört arkadaş, “Boğaz’da bir yemek yiyelim, eskileri analım…” demiştik.
Sonunda, Tahsin’in yüzünden dediğimize diyeceğimize de pişman olmuştuk.
Tahsin oldum olası kavgacıdır.
Bir yere gidip de zırıltı çıkarmadan içi rahat etmez.
O gün de hesap kavgası çıkarmıştı.
Daha garson tabağı masaya bırakır bırakmaz Tahsin kâğıdı kapmış, incelemeye başlamıştı. Uyanık.
Ne yemişiz, ne ödemişiz söyleyeyim:
4 kuver, 6 lira; 3 salata, 15 lira; 3 beyaz peynir, 15 lira; 1 haydarî, 8 lira; 2 karpuz, 15 lira; 2 kavun, 20 lira; 2 patates tava, 12 lira; 35’lik Yeni Rakı, 28 lira; 2 beyin, 17 lira; 2 pilâki, 14 lira; 1 bira, 6 lira; 35’lik bir rakı daha, 28 lira; 1 bira daha, 6 lira; 3 şiş, 48 lira.
Ben et yememiştim iyi hatırlıyorum.
Tahsin: “Ne ulan bu 267 lira…” demişti.
Az ileride masaların örtüsünü düzeltir gibi yapıp bizi izleyen garsonu çağırmış:
“Bu hesapta bir yanlışlık var, götür düzeltsinler…” demişti.
Garson saygılı: “Yanlış olan nedir efendim?..” diyerek eğilmişti..
Tahsin, adisyonu garsonun burnuna dayayarak sormuştu:
“3 beyaz peynir mi yedik biz?”
“Evet efendim, önce 2 geldi, sonra 1 daha söylediniz…”
“3 porsiyon peynir 15 lira mı?”
“Evet efendim…”
“Kavun, karpuz, patates… bunlar da duble yazılmış!”
“İkişer porsiyondu efendim…”
“Bir tabak patates geldi!”
“Duble tabağıdır o, efendim…”
Lâfa ben girmiş, “uzatma Tahsin, verelim…” diyecek olmuştum, “konuşma sen…” diye bana da diklenmiş, sonra da adisyonu garsonun cebine tıkıştırıp:
“Hadi aslanım, bunu götür, insaflı bir hesap getir, tamam mı?..” diyerek, adamcağızı iteklemişti…
Öbür arkadaşlar lâvaboda Tahsin’in balon gibi şişen gözünü buzla ovmaya, burnundan akan kanı durdurmaya uğraşırlarken, hesabı ben ödemiştim..
Adisyonu tekrar zarfa koyup sakladım.
Hey gidi… Daha dünkü günler ne günlermiş!
Bugün bu dayağı 3 bin liraya yiyemezsin… (22 Şubat 1981)