Erken Teşhis
Öldürücü hastalıkları, önüne geçilmez hale gelmeden, vaktinde tanımaya “erken teşhis” diyor tıp adamları.
Özellikle kanserde.
Yılda bir düzenlenen Kanser Haftası’nda, üzerinde en çok söz edilen konu da bu erken teşhis oluyor.
Kanser gibi, insafsız bir illeti bile insanı öldürmese de süründürecek azgınlıkta tutmaya yettiği halde, toplumsal hastalıklarda erken teşhisin hiçbir yararı görülmüyor!
Teşhisse teşhis… daha ne yapalım?
Kesin teşhislerden birkaçını, sıkılmazsanız bir kez daha yazayım:
Manyaklardan bu ülkeye hayır gelmeyeceğini çook erkenden teşhis ettik.
Kaçakcılık mikrobunun iliğimizde kadar işlediğini teşhis ettik.
Açlığın insanlarda göz kararmasına sebep olduğunu teşhis ettik.
Kim yüreksiz, kim tabansız, kim beyinsiz, kim kansız, kim sağır, kim arsız teşhis ettik.
Kör ve topalların, kör-topal yürümekte olduğunu teşhis ettik.
Kimin içi yağ bağlıyor, kimin içi kan ağlıyor teşhis ettik.
Kimin ağzı sulanıyor, kimin beyni sulanıyor teşhis ettik.
Kim kimin arkasında, kim kimin ensesinde teşhis ettik.
İktidarda olanlar neden bir şey beceremiyor teşhis ettik.
Koca memlekette çıkıp, bunları iyi edecek bir doktor yok!
Onu da teşhis ettik…
Daha ne edelim bilmiyorum ki!
(5 Nisan 1980)