Yanlış
 
Bu yıl, yaza girerken
bizim köyde olması gerekenler, oldu.
Bahar, zamanında geldi.
Toprak, ısındı bir güzel.
Köy, çepeçevre yeşerdi.
Kaynadı tüm canlıların kanı canı.
Dişiler birer erkek,
erkekler birer dişi buldu.
Dans ederek sevişen kelebekler.
O muazzam eşekler!
Üst üste uçuşan sinekler.
Sakınmasız köpekler.
Enseleri dişlenmiş dişi kediler...
Özetle, solucandan çıyana,
kaplumbağadan doksanlık Yaşar Ağa'ya dek,
ne gelirse, kim gelirse akla
çekinmeden, gizlenmeden
kendini aşka vurdu.
Bu cümbüş içinde
delikanlılardan biri, nasıl ettiyse etti,
ileri yaşı, geri zekâsı nedeniyle
Nebahat'i dere boyunda kirletti!
Vay! Sen misin bu haltı işleyen!
Nasıl kirlenirsin sen?
Bu işi yapanı kınamadılar
bizim şekerim komşular
-dikkatinizi çekerim-
salyalı ağzıyla nasıl sevişirmiş o salak kız,
içlerine bunu sindirmeye çalıştılar.
Çok gördüler aşkı garibe,
adını kötüye çıkardılar.
Kimsenin aklına savunmak gelmedi Nebahat’i,
kimse düşünemedi
ilkbahara yüklemeyi kabahati.
(24 Mayıs 1981)