Baba Tatlısı

N

Namaza meyli olmayanın, kulağı ezanda olmaz
Kişi, sevmediği, gönül vermediği, yapmak istemediği bir işin
ayrıntılarıyla ilgilenmez. O konudaki uyarıları, önerileri
duymazdan gelir.
 
Nasihat istersen, tembele iş buyur
bkz. Tembele işe buyur, sana akıl öğretsin.
 
Ne dilersen eşine, o gelir başına
bkz. Hayır dile eşine, hayır gele başına.
 
Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına
Kişi, gereksemelerini kazancının elverdiği oranda karşılar.
İyi yaşamak isteyen bunu ancak çok çalışarak sağlayabilir,
e.a. Çanağa ne doğrarsan, kaşığında o çıkar.
 
Ne ekersen onu biçersin
Sen başkalarına nasıl davranırsan, onlar da sana öyle
davranır. İyilik yaparsan iyilikle, kötülük yaparsan
kötülükle karşılaşırsın.
e.a. Herkes ektiğini biçer.
 
Nefesine güvenen borazancıbaşı olur
Büyük işlere ancak, başaracağına inanan, sıkıntılara,
zorluklara katlanmayı göze alan kişi kalkışabilir.
e.a. Götüne güvenen borazancıbaşı.
 
Ne karanlıkta yat, ne kara düş gör
Ortam ya da koşullar sana gelecek için güven vermiyorsa,
oturup kara kara düşünmektense, şimdiden önlem al.
b.a. Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak hayırlıdır.
 
Nekesle cömerdin harcı birdir
bkz. Cömertle nekesin harcı birdir.
 
“Ne oldum” dememeli, “ne olacağım” demeli
Bugün ulaştığı konum ya da elindeki olanaklar, insanı
şımartmamalı. Kendisini çevresindekilerden üstün
görmemelidir. Böbürlendiği parlak durumunun günün
birinde sona erebileceğini aklından çıkarmamalıdır.
 
Nerde birlik, orda dirlik
Çekişmelerin bir yana bırakıldığı, aynı amaç doğrultusunda
herkesin duygu ve düşünce birliğine vardığı toplum ya da
topluluklar, mutluluk içinde yaşar ve geleceğe güvenle bakar.
 
 
 
Nerde çokluk, orda bokluk
Her kafadan bir ses çıkacağı, birbiriyle çelişen görüşler ileri
sürüleceği için, kitlesel eylemlerde ya da gereğinden çok
insanın katılımıyla kalkışılan işlerde sağlıklı kararlar almak,
istenilen sonuca varmak güçtür.
 
Nerde hareket, orda bereket
Verimi artırmanın, bol kazanç sağlamanın yolu, boşa zaman
harcamayıp kendini çalışmaya vermekten geçer.
 
Nereye gitsen okka dört yüz dirhem
bkz. Okka her yerde dört yüz dirhem.
 
Ne verirsen elinle, o gider seninle
Bir insanın bu dünyadan öbür dünyaya götüreceği ve Tanrı
katında da ödüllendirileceği tek şey, sağlığında yoksullara yaptığı
yardımlar ve hayır işlerine sağladığı katkılardır.
 
Ne yavuz ol asıl, ne yavaş ol basıl
Olumlu ya da olumsuz konularda aşırıya kaçmak seni zor
durumda bırakır. Ne, büyük ceza görecek kadar atılgan,
dik başlı ol, ne de herkes seni ezecek kadar yumuşak başlı ol.
b.a. Önde giden yorulur, arkada kalan soyulur. Pek yaş olma,
sıkılırsın, pek de kuru olma, kırılırsın.
 
Nikâhta keramet vardır
Nikâh, kadını ve erkeği birbirine bağlayan bir sözleşmedir. Nasıl
birer insan olduklarını tam bilemeden evlenmiş de olsalar bu
bağlılık onları yakınlaştırır, zamanla anlaşmalarını, aralarında sevgi
ve saygı doğmasını sağlar.
[Keramet: Nasıl olduğuna akıl ermez, doğaüstü, şaşırtıcı.]
 
Nisan yağar sap olur, mayıs yağar çeç olur
Gelişmenin olgunlaşmaya dönüşebilmesi koşullara ve
zamana bağlıdır. Ekinler de böyle yetişir. Nisan yağmurlarıyla
boy atarlar, mayıs yağmurlarıyla olgunlaşırlar.
[Çeç : Tahıl yığını.]
 
Nisan yağmuru: altın araba, gümüş tekerlek
Tarımla uğraşanlar için en büyük zenginlik, emeğinin
karşılığını almaktır. Bunu da ona, tarlasının verimini artıran
nisan yağmurları sağlar.
 
Niyet hayır, akıbet hayır
Kalkışılan bir işte amaç iyiyse, sonuç da iyi olur.
[Hayır: Buradaki anlamı iyi, hayırlı, yararlı. Akıbet: Bir iş
ya da durum için son, sonuç.]