Baba Tatlısı
R
Rağbet, güzel ile zenginedir
İnsanlar, birbirlerine dış görünümlerine ve yaşam biçimlerine
bakarak değer biçerler. Kimse kimsenin iç dünyasıyla ilgilenmez.
Rahat ararsan mezarda
bkz. Ağrısız baş mezarda gerek.
Rakip ölsün de ne yüzden ölürse ölsün
Birbirinden üstün olmaya çalışanların arasında gizli bir
düşmanlık vardır. Öyle ki, birinin yok olması, hatta ölmesi,
öbürünün işine gelir.
Ramazan bereketli aydır ama,
duvardan giden kılıca sor
Oruç tutanların canı, her zamankinden daha bol ve değişik
şeyler yemek ister. Artan mutfak giderlerini karşılamak için, iş
evdeki değerli eşyayı satmaya kadar varabilir. Bir anlamda,
bolluğun bir bedeli vardır.
Ramazanda oruç yiyenin
bayramda yüzü kara olsun
bkz. Arife günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara
çıkar. e.a. Ramazanda yalan söyleyenin bayramda yüzü
kara olsun.
Ramazanda yalan söyleyenin
bayramda yüzü kara olsun
bkz. Arife günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü
kara çıkar. e.a. Ramazanda oruç yiyenin bayramda yüzü
kara olsun.
Rençperin kedisi bile dişi olmalı
İşini bilen bir kişi, vereceği her kararın, kullanacağı her
aracın önce kendisine verim sağlayıp sağlamayacağını düşünmelidir.
[Rençper: Toprakla uğraşan, çiftçi.]
Rençperin kıblesi döven, Kâbesi değirmen
Kazanmak isteyenin yapacağı ilk şey, işine yönelmek olmalıdır.
[Kıble: Buradaki anlamı, zor durumlarda yardım umulan yer.
Döven: Düven, harmanda kullanılan kızak biçiminde araç.]
Rençperin kırk senesi var;
bu sene olmadı, gelecek sene
Her iş, bir önceki yıldan daha çok kazanmayı amaç
edinmekle, ulaşılan noktayla yetinmemekle büyür.
Rençper kırk yılda, tüccar kırk günde
Tarımla uğraşan çok yorulur ama, çok kazanmaz.
Onun bir ömür boyu çalışıp elde ettiğini toplasan, tecimle
uğraşan bir kimsenin kırk günde kazandığını ancak karşılar.
Rüşvet kapıdan girerse, iman pencereden çıkar
bkz. Rüşvet kapıdan girince, iman bacadan çıkar.
Rüşvet kapıdan girince, iman bacadan çıkar
İşini herkese eşit davranarak yapmak zorunda olan bir
görevli, kendisine çıkar sağlayan kimselere ayrıcalık
tanıyorsa, hak, adalet, insaf gibi duygulardan yoksun
demektir. Onun gözü paradan, maldan başka bir şey görmez.
e.a. Rüşvet kapıdan girerse, iman pencereden çıkar.
Rüya ile hulya olmasa, züğürde dünya olmaz
Düş kurmak, hayale dalmak da olmasa, hiçbir yoksul
geleceğe umutla bakamaz, yaşama gücü bulamaz.
Rüzgâra tüküren, kendi yüzüne tükürür
Boy ölçüşemeyeceği bir kimseye sataşan ya da üstesinden
gelemeyeceği işe kalkışan kişi, kendini yıpratmaktan
başka bir şey yapmamış olur.
Rüzgâr eken, fırtına biçer
Başkalarına zarar vermeye kalkışan kişi, sert tepkilerle
karşılaşır ve başına, tasarladığından daha büyük sorunlar
açmış olur.
Rüzgâr esmeyince yaprak oynamaz
Her durum, bir etken sonucu oluşur.
Rüzgârın önüne düşmeyen, yorulur
Genel gidişe ayak direyen, boşuna çaba harcamış olur,
bir yere varamaz.
Rüzgârlı havanın kuytusu,
yağmurlu havanın uykusu
Yaşamın tadı gerekeni zamanında yapmakla, uygun
koşullardan yararlanmakla çıkarılır.
Rüzgârsız harman olmaz
Gerekli koşullar oluşmadıkça bir işe kalkışılmaz.