Baba Tatlısı

U

Ucuz alan, pahalı alır
Ucuz mal dayanıklı olmaz, eskidikçe yenisini almak
gerekeceğinden, pahalı olduğu için almaktan kaçınılandan
daha pahalıya gelir.
 
Ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır hikmeti
Bir malın ederi, değerinin ölçütüdür. Alışverişe çıkan bir
kimsenin, pahalı diye almaktan kaçındığını ucuz olanıyla
karşılaştırdığında, aradaki farkı anlayabilmesi gerekir.
 
Ucuz etin yahnisi yavan olur
Niteliksiz kişi ya da gereçle yapılan işten, beklenen
sonuç alınamaz.
 
Uçan kuş aç kalmaz
Yaşam kavgası vermeyi bilen, ne yapar yapar rızkını çıkarır.
 
Uğru, kalana yanar; mal sahibi gidene
Aynı sonuçtan kimi yarar görür, kimi zarar.
[Uğru: Hırsız.]
 
Uğruluğa gitsen, insafı elden koma
Kötülüğün bile bir sınırı vardır.
[Uğruluk: Hırsızlık.]
 
Ulu ağacın gürültüsü dal ile;
mutlu evin yakışığı döl ile
Bir ağacın dal budak salarak gürleşmesi gibi bir ailenin
mutluluğu da yetiştirdiği çocuklarla pekişir, gürleşir.
 
Ulular köprü olsa, basıp geçme
Başkaları ezici, kırıcı davransa da sen onlara uyma,
büyüklere karşı saygıda kusur etme.
 
Ulularla urgan çekişme
Senden daha güçlü ve bilgili olanlarla zıtlaşma, yenilirsin.
 
Ulu sözü dinlemeyen, uluyakalır
Büyükler boşa konuşmaz. Onların verdikleri her öğüt,
yaşadıkları ya da tanık oldukları bir olaya dayanır. Kulak
ardı ettiğimiz bir büyük sözünün önemini, başımız derde
girip sızlanmaya başladığımız zaman anlarız.
 
Ummadığın taş, baş yarar
Bir kimse hakkında peşin yargıya varmak doğru olmaz.
Yeteneksiz, beceriksiz sandığın kişi öyle bir iş başarır ki,
şaşırır kalırsın
 b.a. Her taş, baş yarmaz.
 
Umut, fakirin ekmeğidir
Umutsuzluk insanın direnme gücünü yok eder.
O nedenle yoksulu da varlıklısı da beklentilerinin bir gün
gerçekleşeceğini düşleyerek yaşar.
 
Usta maymun kamçı istemez
İşini iyi bilen kişiye zorlama gerekmez.
 
Ustanın çekici, bin altın
Bir işte uzmanlık kolay kazanılmaz. Alanında uzman olan
bir kişi, bir sorunu kolayca çözümleyebilme becerisi
gösteriyorsa, bu, aynı işe yıllarca verilmiş emeklerin karşılığı
olarak değerlendirilmelidir.
 
Usta yanında perende atılmaz
Bir konuda tam beceri kazanmamış olan kişi, o işin uzmanıyla
kalkışacağı üstünlük yarışında yenilgiye uğrar.
 
Uşağı işe koş, sen de ardına düş
bkz. Çocuğa iş, ardına sen düş.
[Uşak: Çocuk.]
 
Utananın oğlu, kızı olmamış
bkz. Erinenin oğlu, kızı olmamış.
 
Utanma pazar, dostluğu bozar
Taraflar birbirine ne denli yakın da olsalar, bir alışverişte
açıkça konuşup anlaşmaları gerekir. "Ayıp olur" kaygısıyla
başta değinilmeyen konular nedeniyle sonradan kuşkular
doğar, araya soğukluk, kırgınlık girer.
e.a. Utanma pazar, mideyi bozar.
 
Utanma pazar, mideyi bozar
bkz. Utanma pazar, dostluğu bozar.
 
Uyku, uykunun mayasıdır
Bir toplumun, topluluğun bütünlüğünü korumak için,
duyarlı olmak, uyanık davranmak gereken konularda
aymazlık başladı mı, arkası gelir ve sorunlar giderek
derinleşir.
 
Uyuyan yılanın kuyruğuna basma
Kötülük etmek, zarar vermek için fırsat kollayan kişiden
uzak dur, kendine saldırtma.
 
Uzak menzile yavaş gitmeli
Zaman alacak işler aceleye getirilmemeli.
 
 
Uzaktan davulun sesi hoş gelir
bkz. Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
           
Uzak yerin salığını kervan getirir
Bir olay hakkında en sağlıklı, en katıksız bilgi o olayı
gözleriyle gören, tanık olandan alınır.
[Salık: Buradaki anlamı bilgi, haber.]