Baba Tatlısı

Z

Zahirenin ambarı sabanın ucundadır
bkz. Çiftçinin ambarı sabanın ucundadır.
 
Zahmetsiz rahmet olmaz
Sadece Tanrı’dan yardım istemek yetmez. Bir işten iyi
sonuç alabilmek için, uğraşıp didinmeyi, güçlüklere
katlanmayı bilmek de gerekir.
 
Zaman sana uymazsa, sen zamana uy
Ortam ve koşullar her zaman senin istediğin biçimde
olmayabilir. Böyle durumlarda sen tutumunu değiştir,
nasıl davranman gerekiyorsa öyle davran,
b.a. Vardığın yer körse, bir gözünü kapa.
 
Zararın neresinden dönülse kârdır
Yaptığımız bir iş ya da davranış yüzünden sürekli zarara
uğruyorsak, bu tutumumuzdan bir an önce vazgeçmeye
bakmalıyız. Böylece gelecek yeni zararlardan kurtulmuş,
bir anlamda kâr etmiş oluruz.
 
Zayi olan koyunun, kuyruğu büyük olur
bkz. Kaçan balık, büyük olur.
 
Zemheride kar yağmadan, kan yağması iyi
Uğranılacak en büyük zarar, elverişsiz koşullar yüzünden
değerlendirilemeyen zamandır.
 
Zemheride sür de çalıyla sür
İşin için en elverişli olan zamanı, iyi kötü deme,
ne yap yap, değerlendir.
 
Zemheride yoğurt isteyen, cebinde inek taşır
Gerçekleşmesi güç istekler peşinde koşan kişi, amacına
ulaşabilmek için gerekeni yapmak, bir çözüm yolu
bulmak zorundadır,
b.a. Canı kaymak isteyen, mandayı yanında taşır.
Kaymağı seven, mandayı yanında taşır.
 
Zengin, arabasını dağdan aşırır;
züğürt, düz ovada yolunu şaşırır
Parası olan, en zor sorunlara bir çözüm yolu bulur,
olmayansa çaresizlik içinde kıvranır durur.
 
Zenginliğinle övünme, bir kıvılcım yok eder;
güzelliğinle övünme, bir sivilce bok eder
Elindeki değerlerin kalıcılığı güvence altında değilse,
kendini yücelmiş görme.
 
Zenginin, horozu bile yumurtlar
Para insana, en olmayacak işleri yaptırır.
 
Zenginin, iki dünyası da mamurdur
“Kefenin cebi yok” derler. Varlıklı bir kişi göçüp
giderken belki yanında parasını da götüremez ama,
bu dünyada hayır işlerine katkıda bulunarak, yoksullara
yardım ederek kazanacağı sevap onun öbür dünyada da
rahatını sağlar.
[Mamur: Bayındır.]
 
Zenginin malı, züğürdün çenesini yorar
Cebinde paran yoksa, başkasının malını, varlığını hesap
ederek boşuna yorulma, sana bir yararı dokunmaz.
 
Zengin, kesesini döver; züğürt, dizini
Salt parasızlığı yüzünden bir işi gerçekleştirememiş olan
insanın dövünmekten başka bir şey elinden gelmez.
 
Zeyrek kuş, iki ayağından tutulur
bkz. Ayyar tilki, art ayağından tutulur.
 
Zırva, tevil götürmez
Saçma bir davranış, düşünce ya da söz, akla yatacak bir
anlamla yorumlamaya çalışılarak savunulamaz.
[Zırva: Boş, anlamsız, saçma sapan. Tevil: Bir sözü ya da
davranışı görünür başka bir anlamda kabul etme, çevri.]
 
“Zift yesin” deme, obur alınmaz, kel alınır
 Nereye varacağını düşünmeden lâf etme.
 
Zora, beylerin borcu var
bkz. Hırsıza, beyler de borçlu.
 
Zora dağlar dayanmaz
Zorba olmakla güçlü olmak ayrı kavramlardır.
Zor kullanarak en güçlü insanın bile direnci kırılabilir,
boyun eğmek zorunda bırakılabilir.
 
Zor kapıdan girerse, şeriat bacadan çıkar
Zorbalığın egemen olduğu yerde din, iman, yasa geçerli
değildir.
 
Zorla güzellik olmaz
Bir kişiye istemediği şeyi zor kullanarak yaptıramazsınız,
beğenmediği bir şeyi beğenmesini isteyemezsiniz.
 
Zor, oyunu bozar
Zorbalık karşısında kurallar etkisiz kalır.
 
 
Zurnada peşrev olmaz
bkz. Zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına.
 
Zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına
Plansız, programsız yürütülen, rastgele yapılan işlerde,
kural, yöntem aranmaz.
ea. Zurnada peşrev olmaz.
[Peşrev: Buradaki anlamı, Türk müziğinde, çalınacak faslın
makamını belirleyen giriş parçası.]
 
Züğürtleyen bezirgân, eski defterleri yoklar
bkz. Müflis bezirgân, eski defterlerini karıştırır.
 
Züğürtlük, zadeliği bozar
Yoksulluk başladı mı, soyluluk biter.
[Zadelik: Soyluluk.]
 
Züğürt olup düşünmektense,
uyuz olup kaşınmak yeğdir
Yoksulluk yüzünden ne yapacağını bilememek, en rahatsız
edici hastalıktan da beterdir.
 
Zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü
Varlığını, saygınlığını, gücünü yitiren kişi, yadırganacak
işler yapar, gülünç duruma düşer.
ea. Eşkıyanın düşkünü, beyaz giyer kış günü.
[Zürefa: Zarif sözcüğünün çoğulu, kibar kişiler, kibarlar.]