Dil Haşlama

R

ra­fa kal­dır­mak (bir işi): ar­tık üze­rin­de uğ­raş­ma­mak, bir ke­na­ra bı­rak­mak, e.a. ra­fa koy­mak
ra­fa koy­mak: bk. ra­fa kal­dır­mak
ra­hat bat­mak: iyi olan ya­şam bi­çi­mi­ni ge­re­ği yok­ken de­ğiş­tir­me­ye kalk­mak, bu­lun­du­ğu hu­zur­lu du­ru­mun de­ğe­ri­ni bi­le­me­mek, e.a. ra­hat gö­tü­ne bat­mak; ra­hat kı­çı­na bat­mak
ra­hat dö­şe­ği: bir kim­se­nin öl­dü­ğü ve kal­dı­rı­lın­ca­ya de­ğin için­de ya­tı­rıl­dı­ğı ya­tak, e.a. ölüm dö­şe­ğin­de
ra­hat dö­şe­ğin­de öl­mek: bir kim­se için, ka­za­da, sa­vaş­ta de­ğil evin­de, her za­man­ki ya­ta­ğın­da öl­me­si­ni di­le­mek
ra­hat gö­tü­ne bat­mak: bk. ra­hat bat­mak
ra­ha­tı­na bak­mak: hu­zu­ru­nu ka­çı­ra­cak şey­ler­le il­gi­len­me­mek
ra­hat kı­çı­na bat­mak: bk. ra­hat bat­mak
ra­hat­lık bat­mak: bk. ra­hat bat­mak
rahatsız olmak: hastalanmak
ra­hat yü­zü gör­me­mek: ya­şa­mı hu­zur­lu geç­me­miş ol­mak
rah­me­ti ra­h­ma­na ka­vuş­mak: öl­mek
rah­met­li ol­mak: öl­mek
rah­met okut­mak (fi­lân fi­lân­ca­ya): fi­lâ­na kö­tü der­ken, fi­lân­ca on­dan da kö­tü çık­mak
rah­met yağ­mak: ha­va yağ­mur­lu, yağışlı olmak
ra­kı âle­mi: ra­kı içi­le­rek ya­pı­lan eğ­len­ti
ra­mak kal­dı: az da­ha, ne­re­dey­se, az kal­sın: ola­cak­tı
rast ge­le: işi­niz iyi git­sin
rast gel­mek: 1) bi­riy­le: kar­şı­laş­mak, 2) bir şey: se­çe­nek­ler ara­sın­da ge­lip onu bul­mak, 3) iş: is­te­di­ği gi­bi ol­mak, is­te­ği­ne uy­gun düş­mek, 4) atı­lan şey: he­de­fi bul­mak
rast ge­tir­mek: 1) aranmakta olan bir şe­yi ya da kim­se­yi umul­ma­dık bir yer ya da za­man­da bu­lu­ver­mek, 2) uy­gun bir du­rum sağ­la­mak
rast git­mek:  iş is­te­ni­len yön­de, bi­çim­de ge­liş­mek
ray­dan çık­mak (iş): bk. çı­ğı­rın­dan çık­mak, e.a. ra­yın­dan çık­mak
ra­yın­dan çık­mak: bk. ray­dan çık­mak
ra­yı­na gir­mek: bk. yo­lu­na gir­mek
ra­yı­na otur­mak: iş, ama­ca uy­gun yol­da iler­le­mek, b.a. yö­rün­ge­si­ne otur­mak
ra­zı gel­mek: ka­bul et­mek, kar­şı çık­ma­mak
re­çe­te ya­zı­sı: oku­nak­sız el ­ya­zı­sı
re­hin ver­mek: alı­nan ödünç pa­ra için de­ğer­li bir şe­yi gü­ven­ce ola­rak gös­ter­mek
re­jim yap­mak: sağ­lı­ğı ko­ru­mak ya da za­yıf­la­mak ama­cıy­la ye­dik­le­ri­ni sı­nır­la­mak, be­lir­le­mek
rek­lâm ol­mak: hoş kar­şı­lan­ma­yan bir du­rum ne­de­niy­le baş­ka­la­rı­nın dik­ka­ti­ni çek­mek
re­ko­ra git­mek: ben­zer du­rum­lar ara­sın­da en üst dü­ze­ye doğ­ru iler­ler ol­mak
re­kor kır­mak: ön­ce­kin­den da­ha üs­tün bir so­nuç el­de et­mek
ren­gi at­mak: 1) kor­ku ya da üzün­tü gi­bi et­ken­ler­le ben­zi sol­mak, 2) renk­li bir şey: sol­mak, e.a. ren­gi uç­mak
ren­gi­ni bel­li et­me­mek: duy­gu­la­rı­nın, dü­şün­ce­le­ri­nin ya da bir baş­ka du­ru­mu­nun an­la­şıl­ma­sı­nı en­gel­le­mek, belli olmamasını sağlamak
ren­gi uç­mak: bk. ren­gi at­mak
renk­ten ren­ge gir­mek: kor­ku­dan, utanç­tan yü­zü kı­za­rıp bo­zar­mak
renk ver­me­mek: duy­gu ve dü­şün­ce­le­ri­ni bel­li et­me­mek, bir şe­yi bil­di­ği hal­de ­bil­mez gi­bi gö­rün­mek
res­mi­ye­te dök­mek (bir işi): res­mî, tö­ren­sel bir yo­la sok­mak, res­mî bir ni­te­lik ver­mek
rest çek­mek: her­han­gi bir ko­nu­da, sert ve ke­sin ola­rak son sö­zü söy­le­mek
rız­kı­nı çı­kar­mak: gün­lük yi­ye­cek pa­ra­sı­nı ka­zan­mak
ri­ca­da bu­lun­mak (bi­ri­ne): di­le­mek
rol kes­mek: ya­lan, uy­dur­ma söz söy­le­mek ya da iç­ten ol­ma­yan dav­ra­nış­lar­da bu­lun­mak, b.a. rol yap­mak
rol oy­na­mak: bir işin ol­ma­sın­da et­ki­si bu­lun­mak
rol yap­mak: bk. rol kes­mek
ru­fa­iler ka­rı­şır (bu işe): iş öy­le­si­ne ka­rı­şık ki ne ya­pıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni kim­se­ler bi­le­mez
ru­hu bi­le duy­ma­mak: ne olup bit­ti­ği­ni hiç an­la­ma­mak, ha­be­ri ol­ma­mak, farkına varmamak
ru­hu­nu tes­lim et­mek: öl­mek
ru­hu­nu ok­şa­mak: gü­zel duy­gu­lar uyan­dır­mak
ru­hu şad ol­sun (ölü­ler için): se­vin­sin, mut­lu ol­sun
rü­ya­sın­da gör­se hay­ra yor­ma­mak: ha­tır ve ha­ya­lin­den geç­me­yen, ola­ca­ğı­na inan­ma­dı­ğı gü­zel bir du­rum­la kar­şı­laş­mak
rüz­gâr ge­le­cek de­lik­le­ri tı­kamak: bir işin is­ten­me­yen ya da sa­kın­ca do­ğu­ra­bi­le­cek yön­le­ri­ne kar­şı ön­lem al­mak