İkilemeler
H
haberli habersiz, haber vermeye, önceden uyarmaya gerek duymadan
hacı hoca, doğruluğuna, bilgisine inanılanlar
hadi hadi, 1) “kısa kes”, “uzun etme”, “bizi kandıramazsın”; 2) “çabuk ol”, “acele et”, “tamam tamam”
hafızlaya hafızlaya, ezberlemek için büyük çaba harcayarak
hafif hafif, çok hafif
hafiften hafiften, belli belirsiz, yavaş yavaş
haftadan haftaya, birer hafta arayla
hah hay, alaylı, yapmacıklı gülüş; hahha; hahhah
hain hain, kötü bir biçimde, kötü kötü
hainleşe hainleşe, giderek, zarar vermekten, üzmekten ya da kötülük yapmaktan hoşlanır duruma gelerek
hakikatli hakikatli, vefalı olduğunu belli eder bir biçimde
haklı haksız, haklı da olsa haksız da olsa; haklıyı haksızı ayırt etmeden
haldır haldır, sesli, gürültülü bir biçimde; hızlı hızlı
halef selef, yerine geçenle yerine geçilen
halim selim, doğru ve yumuşak huylu
halis muhlis, katışıksız, saf, öz be öz
halka halka, halka biçimde doğranmış, kesilmiş
halkalana halkalana, halkalanarak, halka biçimi oluşturarak
hallede hallede, 1) çözüm yolu bularak; 2) yoluna koyarak, olumlu bir sonuca bağlayarak
hallene hallene (argo), istek duyduğunu belli ederek
hallene küllene, kendi olanaklarıyla iyi kötü geçinip gitmek, kendi yağıyla kavrulmak
hamal camal, hamallık ya da benzeri işleri yapan kimseler
hamarat hamarat, ev işlerinde beceriklilik ve çalışkanlık göstererek
ham ham, tam olgunlaşmadan; iyice olmamışken
ham hum, ağzında belirsiz birtakım laflar gevelemek
hamlaya hamlaya, uzun zaman beden eğitimi yapmamak ya da hareket etmemek yüzünden gücünü ve çevikliğini yitirerek
han hamam, sahibi: mülkü çok, varlıklı
hanım hanım, kadınlığın bütün iyi niteliklerini belli eder bir biçimde
hanım hanımcık, 1) evine, çocuklarına düşkün, çevresiyle uyumlu; 2) hanım nitelikleri taşıyan bir kadına ya da kıza yaraşır davranışlarla
hantal hantal, beden yapısı, davranışları, çalışması kaba ve yavaş bir biçimde
hantallaşa hantallaşa, hantallaşarak, hantal duruma gelerek
hant hant, bir şeye, çevresini rahatsız edecek biçimde aşırı istek duyarak
hapır hapır, hapır hupur
hapır hupur, iştahlı iştahlı ve gürültülü bir biçimde yemek
harala gürala, tartışıp çekişerek, har gür
hararetli hararetli, coşkun, ateşli, canlı bir biçimde
harcana harcana, 1) değeri ve onuru kırılan durumda kalarak; 2) manevi yönden kötü duruma düşürülerek
harcaya harcaya, 1) sarf ederek, kullanarak, tüketerek; 2) birinin değer ve onurunu kırıcı durumlar yaratarak
hare hare, üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş
hareketli hareketli, canlılık göstererek, kıpır kıpır
haremlik selamlık, olmak: bir yerde kadınlar ayrı, erkekler ayrı oturmak
harf harf, her harfi belirgin bir biçimde yineleyerek
harfi harfine, tastamam, uygun
har gür, tartışıp çekişme
har har, gürültülü, bol ve sürekli
har hur, karışıklık, anlaşmazlık
harıl harıl, aralıksız olarak, durmaksızın, olanca gücüyle
haris haris, aç gözlülüğünü, hırsını belli eden bir biçimde
harlata harlata, ateşi: kuvvetlendirerek, alevlendirerek
harlaya harlaya, öfkeyle bağırıp çıkışarak
harman çorman, karman çorman
hartası hurtası, sırasız, saygısız davranışları
hart hart, sert ve kaba ses çıkararak
hart hurt, yerken ağız dolusu ısırarak ve ses çıkararak
hasis hasis, cimri, pinti, kısmık olduğunu belli eder bir biçimde
hassas hassas, duygulu, duyarlı, içli, alıngan bir biçimde
hasta hasta, tam iyileşmeden
haşarı haşarı, 1) çocuk: yaramaz, ele avuca sığmaz bir biçimde; 2) hayvan: huysuz, azgın bir biçimde
haşım haşım, haşlanmak: aşırı derecede yanmak
haşır haşır, haşırdayarak, haşırtılı sesler çıkararak; haşır huşur
haşır huşur, haşır haşır
haşin haşin, sert, gönül kırıcı bir biçimde
haşir neşir, 1) etmek: kaynaştırmak, bir araya getirmek; 2) kaynaşmak, bir uğraş için bir araya gelmek
haşlana haşlana, 1) haşlanarak; 2) sertçe paylanıp azarlanarak
haşlata haşlata, 1) haşlanmasını sağlayarak; 2) sertçe paylatıp azarlatarak
haşlaya haşlaya, 1) kaynar suya daldırarak; 2) yakarak; 3) sert bir biçimde paylayarak, azarlayarak
hatır hatır, yenilir, kesilir, koparılırken sert şeylerden çıkan ses; hatır hutur
hatır hutur, hatır hatır
hatırlaya hatırlaya, anımsayarak
hava cıva (havacıva), değersiz, önemsiz, boş
havai havai, dilediği gibi davranarak, uçarılık, hoppalık yaparak
havalana havalana, yerinde oturamaz duruma gelerek
havlaya havlaya, ürüyerek, havlayarak
hayal meyal, belli belirsiz, açık seçik olmayan
hayat memat, ölüm kalım
haydi haydi, 1) bol bol, kolay kolay; 2) olsa olsa, en fazla
hay hay (hayhay), “pekiyi”, “seve seve”, “isteyerek”, “elbette”, “neden olmasın” anlamlarında onama bildirir
hay huy (hayhuy), herkesin aynı anda konuştuğu ya da gülüştüğü gürültülü ortam; 2) sonuçsuz, boşuna çaba
haykıra haykıra, telaş, yakınma, öfke gibi nedenlerle ve yüksek sesle bağırarak
haykırışa haykırışa, birlikte haykırarak
haylaz haylaz, tembellik, aylaklık ederek
hayran hayran, çok beğenerek
hazırlana hazırlana, kendini hazırlayarak
hazırlaya hazırlaya, alıştırarak
hazin hazin, acıklı, hüzünlü, dokunaklı bir biçimde
helecanlı helecanlı, yürek çarpıntısıyla
hele hele, 1) karşısındakini konuşmaya isteklendirmek için kullanılır; 2) bir sözü pekiştirmek için kullanılır
helme helme, yemek: tam pişmiş, helmelenmiş durumda
helmeli helmeli, helme helme
hemen hemen, 1) neredeyse, az sonra; 2) tam değilse de ona çok yakın
hepsi hepsi, olup olacağı, var olanı
hesap kitap, düşünülmesi gereken tüm ayrıntılar
hesaplaşa hesaplaşa, 1) alacağı vereceği karşılıklı hesaplayarak; 2) bir yargıya varmak için olumlu ya da olumsuz yönleri iyice tartışarak
hesaplaya hesaplaya, 1) hesap ederek; 2) iyice düşünüp taşınarak
hesaplı kitaplı, 1) parasını ölçülü harcayan, tutumlu; 2) ayrıntılar iyi düşünülmüş, planlı; 3) davranışlarında ölçülü
hesapsız kitapsız, 1) hesap gerektiren işleri bir deftere geçirmeden, bir belgeye bağlamadan; 2) sorumsuz, ölçüsüz
hevesli hevesli, büyük bir istekle
heyecanlı heyecanlı, heyecanlanarak
heyecansız heyecansız, heyecan duymadan, heyecanlanmadan
hıçkıra hıçkıra, hıçkırıklarla
hık mık, etmek: 1) bir isteği yerine getirmemek için bahaneler ileri sürmeye çalışmak; 2) sorulan bir soruya belirsiz yanıtlar vermek
hımbıl hımbıl, uyuşuklukla, tembellikle
hınçlı hınçlı, öç almayı isteyerek
hınzır hınzır, 1) gaddarca; 2) hoşa giden bir davranışla
hırçın hırçın, huysuzluk ederek
hırıldaya hırıldaya, hırıl hırıl
hırıl hırıl, hırıltılı ses çıkararak
hırlaya hırlaya, hırıltıyla ses çıkararak
hırlaşa hırlaşa, karşılıklı ağız kavgası ederek
hırlı hırsız, uslusu da yaramazı da bir arada
hırpalana hırpalana, 1) örselenerek; 2) itilip kakılarak, azarlanarak
hırpalaya hırpalaya, 1) örseleyerek; 2) döverek; 3) itip kakarak, azarlayarak
hırpani hırpani, perişan, derbeder bir durumda
hırslana hırslana, öfkelenerek, kızarak
hırslandıra hırslandıra, öfkelendirerek, kızdırarak
hırslı hırslı, 1) aşırı istekle, tutkuyla; 2) öfkeli, kızgın bir biçimde
hısım akraba, yakını uzağı bütün akrabalar
hışıldata hışıldata, hışıldamasına neden olarak; sert ve sürekli ses çıkararak
hışırdata hışırdata, hışırtılı ses çıkararak
hışır hışır, hışırtı çıkararak
hışırtılı hışırtılı, hışırdayarak
hızlı hızlı, çabucak
hiddetlene hiddetlene, öfkelenerek, kızarak
hiddetli hiddetli, öfkeli, kızgın bir biçimde
hile hurda, yalan dolan
hilesi hurdası, yalanı dolanı
hisli hisli, duygulu, içli bir biçimde
hissettire hissettire, sezdirerek
hissiz hissiz, duygusuz bir biçimde
hodbin hodbin, bencilce
hohlaya hohlaya, hohlayarak
homurdana homurdana, öfkesinden, can sıkıntısından anlaşılmaz sesler çıkararak
homur homur, homurdanarak
hop hop, bir davranışı engellemek ya da uyarmak için söylenir
hoplata hoplata, hoplatarak
hoplaya hoplaya, hoplayarak
hoplaya zıplaya, 1) hoplayarak; 2) büyük bir istekle
hoppa hoppa, yaşına uymayan hafiflikler yaparak
hopurdata hopurdata, höpürdeterek
horlana horlana, sürekli hor görülerek
horlaya horyala, 1) horuldayarak; 2) hor görerek, gönlünü incitircesine davranarak
horuldaya horuldaya, horlayarak
horul horul, horlama sesi çıkararak
hoşlana hoşlana, hoşuna gittiği belli ederek, severek
hot zot, sert ve kötü davranmak
hovarda hovarda, 1) zevki için para harcamaktan kaçınmadan; 2) çapkınca
hoyrat hoyrat, kaba, kırıcı ve hırpalayıcı bir biçimde
hödük hödük, görgüsüz, kaba, anlayışı kıt biri olduğunu belli eder bir biçimde
höpürdete höpürdete, höpürdeterek, hopurdatarak
höpür höpür, höpürdeterek
höt zöt, gözdağı
hunhar hunhar, kana susamış, kan dökücü biri olduğunu belli eder bir biçimde
hummalı hummalı, sürekli, sıkı, yoğun, hareketli bir biçimde
huylana huylana, 1) kuşkulanarak, işkillenerek, tedirgin olarak; 2) hayvan: ürküp sinerek
huylandıra huylandıra, huylanmasına neden olarak
huysuz huysuz, geçimsiz, şirret, huyu iyi olmadığını belli eder bir biçimde
huysuzlana huysuzlana, huysuzluk ederek, huysuzca davranarak
huysuzlaşa huysuzlaşa, giderek huysuzlaşarak
huyu suyu, bir kimsenin yaradılışı, doğası, görüşü
huzurlu huzurlu, dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığıyla
huzursuz huzursuz, tedirgin, rahatsız, huzuru olmadığını belli eder bir biçimde
hüngür hüngür, ağlamak: yüksek sesle ve hıçkırarak
hüzünlendire hüzünlendire, hüzünlenmesine neden olarak
hüzünlene hüzünlene, hüzünlenerek
hüzünlü hüzünlü, hüzün, üzüntü verecek bir biçimde