İkilemeler

I

ıcığı cıcığı, her yanı, hepsi, tümü, içi dışı
ıcığını cıcığını, incelenecek, elden geçirilecek, eleştirilecek her yanını
ığıl ığıl, ağır ağır, yavaş yavaş
ıhlaya ıhlaya, hastalık ya da yorgunluktan inler gibi ıh sesi çıkararak
ıkıl ıkıl, 1) boğulurcasına, sıkıntıyla soluyarak; 2) zorla, güçlükle
ıkına sıkına, 1) büyük güç harcayarak, kendini zorlayarak; 2) çekinerek, sıkınarak
ıkınıp sıkınmak, bir işle kendini çok zorlayarak uğraşmak
ıklaya sıklaya, büyük çaba harcayarak, kendini olabildiğince zorlayarak
ıkış ıkış, yürüyüş: ağır ağır
ıkış tıkış, ıklım tıklım
ıklım tıklım, alabileceğini aşmış durumda, ağzına kadar dolu, çok kalabalık
ıldır ıldır, saydam, temiz, aydınlık
ılgım salgım, belli belirsiz
ılgıt ılgıt, esinti ve akış: yavaş yavaş
ılık ılık, ılık olarak
ılımlı ılımlı, aşırılığa kaçmadan, ölçülü bir biçimde
ılıştıra ılıştıra, ılıştırarak, ılık duruma getirerek
ıpıl ıpıl, pırıl pırıl
ırgalaya ırgalaya, yerinden oynatarak, sallayarak, sarsarak
ısına ısına, 1) üşümesini gidererek; 2) alışarak
ısıra ısıra, ısırarak, dişleyerek
ısıta ısıta, 1) ısıtarak, ısınmasını sağlayarak; 2) daha önce geçmiş bir olayı, bir işi, bir düşünceyi sık sık yineleyerek
ıslak ıslak, ıslanmış olarak
ıslana ıslana, ıslanarak
ıslata ıslata, 1) ıslatarak; 2) dayak atarak, döverek; 3) mutlu bir olayı içkiyle kutlayarak
ıslaya ıslaya, ıslatarak
ıslıklaya ıslıklaya, olumsuz tepkisini çaldığı ıslıklarla göstererek; kimi yerde de çok beğendiğini belli ederek
ıssız ıssız, ıssızlaşmış, tenhalaşmış bir durumda
ışık ışık, bol ışıklı, parıl parıl
ışıl ışıl, titrek ve parlak ışık saçarak
ıvır zıvır, şey, nesne, iş: küçük, önemsiz, değersiz