İkilemeler

M

macunlaşa macunlaşa, macunlaşarak, macun koyuluğuna gelerek
macunlaya macunlaya, macunlayarak, macunla kapatarak
madde madde, her maddeye (öge, bölüm, ad, konu, vb.) gereken önemi vererek; maddelerin hiçbirini atlamadan
madrabaz madrabaz, hile yaptığını, hileci olduğunu belli eder bir biçimde
mağrur mağrur, kurumlu, gururlu bir biçimde
mahalle mahalle, uğramadık mahalle bırakmadan
maharetli maharetli, elinin işe yatkın, becerikli, usta olduğunu belli eder bir biçimde
mahcup mahcup, sıkılgan, utangaç bir durumda
mahkeme mahkeme, mahkemenin birinden öbürüne
mahmur mahmur, 1) uykunun ya da sarhoşluğun verdiği sersemliği henüz üzerinden atamadan; 2) süzgün, dalgın bakışlarla
mahvede mahvede, 1) yok ederek; 2) bozup işe yaramaz duruma getirerek; 3) onmaz duruma getirerek; 4) boşa gitmesine neden olarak, heba ederek
mahzen mahzen, mahzenler dolusu
mahzun mahzun, üzgün, üzüntülü bir biçimde
makaslana makaslana, 1) makasla kesilerek; 2) yazı, film vb. içinden kimi yerler: atılarak, kısaltılarak, kesilerek
makaslaya makaslaya, 1) makasla keserek; 2) yazı, film vb. içinden kimi yerleri: atarak, kısaltarak, keserek
malalaya malalaya, malayla düzelterek
manalı manalı, bir şey sezdirmeye, anlatmaya çalışarak
manasız manasız, ne anlam taşıdığı belli olmayan bir biçimde
manidar manidar, manalı manalı
mantıklı mantıklı, mantığa, akla uygun davranışlarla
manyak manyak, manyakça; gülünç, garip, şaşırtıcı davranışlarla
marifetli marifetli, ustalığını, hünerini gösterir bir biçimde
marizleye marizleye (argo), döve döve
marş marş, koşma komutu
maskara maskara, eğlendirici, güldürücü davranışlarla, soytarılıkla
maskeleye maskeleye, gerçeği saklayarak, gizleyerek
masum masum, suçsuzluğu, günahsızlığı anlaşılır bir biçimde
matlaşa matlaşa, parlaklığını yitirerek, donukluğu sürekli artarak
mavi mavi, mavisi çok
maviş maviş, dikkati çekecek kadar ak tenli ve mavi gözlü
mayhoş mayhoş, 1) tat: şekerli ama ekşimsi; 2) dostluk ilişkisi: bozulmuş ya da bozulmak üzere
mecalsiz mecalsiz, dermansız, güçsüz, takatsiz bir durumda
mecnun mecnun, çıldırmış, delirmiş bir durumda
mektuplaşa mektuplaşa, birbirine sık sık mektup yazarak
meleşe meleşe, koyun ya da keçi: hep birlikte meleyerek
meleye meleye, meleşe meleşe
mel mel, 1) aptal aptal, bön bön; 2) üzgün üzgün, bel bel
melun melun, lanetlenmeyi hak edecek davranışlarda bulunarak
melül melül, üzgün üzgün
memnun memnun, sevinçli, kıvançlı, mutlu bir biçimde
mendebur mendebur, pis, iğrenç, uyuşuk, miskin bir durumda
meraklı meraklı, 1) titizlikle; 2) kaygılı bir biçimde
merhale merhale, derece derece, basamak basamak
merhametli merhametli, merhamet ederek, acıyarak
mert mert, 1) yiğitçe, erkekçe; 2) sözünün eri, güvenilir bir kimse olduğunu belli eder bir biçimde
meşakkatli meşakkatli, güç, sıkıntı veren bir biçimde
metanetli metanetli, kötü bir durumda: dayanıklı, metin, sağlam olduğunu belli eder bir biçimde
metin metin, acılar karşısında: metanetini, gücünü yitirmeden
metre metre, metrelerle
meydan meydan, ne kadar meydan varsa
meyhane meyhane, meyhanenin birinden öbürüne
meymenetsiz meymenetsiz, 1) uğursuzlukla; 2) suratsız, kılıksız, huysuz bir biçimde
meyus meyus, 1) üzgün bir biçimde; 2) umutsuzlukla, karamsarlıkla
mıhlaya mıhlaya, çivileyerek
mıncıklaya mıncıklaya, örseleyecek ya da biçimini bozacak gibi elleyerek
mıncık mıncık, mıncıklayarak
mırıldana mırıldana, 1) güç anlaşılır bir sesle kendi kendine bir şeyler söyleyerek; 2) alçak bir sesle şarkı söyleyerek; 3) ancak yanındakinin duyabileceği bir biçimde konuşarak
mırıl mırıl, mırıldanarak
mırın kırın, bir isteğe uymama, nazlanma
mır mır, mırıldanmak
mışıl mışıl, rahat, sessiz ve derin soluk alarak
mıymıntı mıymıntı, yavaş, uyuşuk, mızmızca iş görerek
mızıklana mızıklana, mızıkçılık ederek
mikroplu mikroplu, mikrop bulaşmış bir durumda
milimi milimine, tam, tastamam, iyice
milim milim, milimetrelik ölçülerle
mimlene mimlene, hakkında iyi düşünülmeyenler arasına konarak
mimleye mimleye, hakkında iyi düşünülmeyenler arasına koyarak
mineli mineli, mine ile bezenmiş bir biçimde
miskin miskin, uyuşuklukla, tembellikle
muğber muğber, gücenik, küskün bir biçimde
muğlak muğlak, anlaşılması güç bir biçimde
muntazam muntazam, 1) düzgün; 2) düzenli, derli toplu bir biçimde
murdar murdar, kirli, pis bir biçimde
musibet musibet, uğursuzlukla
muska muska, üçgen biçiminde
mutedil mutedil, aşırıya kaçmadan, ılımlılıkla
mutlu mutlu, özlemine erişmiş bir durumda
muzır muzır, zararlı olacak davranışlarla bulunarak
muzip muzip, şakalaşarak, takılarak
münafık münafık, ara bozucu, bölücü, fesatçı bir biçimde
münasebetli münasebetsiz, yakışık alsın almasın, yerli yersiz
müptezel müptezel, saygınlığını, değerini yitirmiş bir durumda
mürai mürai, iki yüzlülükle
müstehcen müstehcen, açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız bir biçimde