İkilemeler
O
o bu, kim varsa, herkes
obur obur, doymak bilmez bir biçimde
oda oda, 1) ne kadar oda varsa; 2) odalar durumunda; göz göz
od ocak, ev bark
odsuz ocaksız, aç ve barınaksız, çok yoksul
oflaya puflaya, usanç, sıkıntı, acı ya da yorgunluk duyduğunu belli ederek; “of puf” diyerek
of of, “bıktım usandım”, “nedir bu başıma gelenler”
o gün bugün, o günden bu yana, o zamandan beri
o gün bugündür, o gün bugün
oğul oğul, kümeler halinde, bölük bölük
oğul uşak, çocuklar ve torunlar
oh oh, maşallah, aferin
okkalaya okkalaya, pohpohlayıp koltuklayarak
okkalı okkalı, büyük büyük
okşana okşana, sevgi ve şefkat görerek
okşaya okşaya, 1) sevgi ve şefkat göstererek; 2) söz ya da davranışlarıyla hoşnut ederek
okunaklı okunaklı, açık ve düzgün harflerle yazılmış, kolaylıkla okunabilen bir biçimde
okur yazar, okumayı yazmayı bilen, öğrenim görmüş
okuya okuya, bilgisini genişletmeye çalışarak
okuya üfleye, dualar ederek
olan biten, ortaya çıkan, olan gelen olaylar, oluşanlar; olup biten
olan oldu, artık yapacak bir şey kalmadı, iş işten geçti
oldu bitti, geçti, unutuldu, bizim karışmamıza fırsat tanınmadı
oldum bittim, kendimi bildiğimden beri; bildim bileli
oldum olası, oldum bittim
oldum olasıya, oldum bittim
oldu olacak, 1) zaten olan oldu, bu da olsun; 2) iş işten geçti
oldu olanlar, olanlar hoşa gidecek türden değil ama, oldu bir kere
olgun olgun, bilgisi, görgüsü ve hoşgörüsünü kanıtlar bir biçimde
olmaz olmaz, olmayacak şey yoktur
olmazsa olmaz, o olmadıkça hiçbir sonuca varılamaz
olmuş bitmiş, elden bir şey gelmez, yapacak bir şey yok
olsa olsa, son bir olasılık olarak, sonuçta, nihayet
olsun olsun, aşağı yukarı, tahminen
oluk oluk, pek çok
olup biten, olan biten, olanlar
olup olacağı, hepsi bu kadar
olur olmaz, 1) sıradan, rasgele; 2) önemsiz, yersiz, değersiz
omuz omza, 1) birbirine yaslanacak derecede yakın, yan yana, sıkışık; 2) birlikte, dayanışma içinde
onar onar, her defasında on, her biri on taneden oluşmuş durumda
ona buna, kimi kişilere, kimilerine
onara onara, 1) yeniden kullanılır duruma getirerek; 2) kusurlarını, yanlışlarını gidererek
onaylaya onaylaya, yapılanı doğru ve yerinde bularak
onu bunu, kimi kişileri, kimilerini
onurlandıra onurlandıra, onur duymasını, gururlanmasını sağlayarak
onurlu onurlu, haysiyetine, gururuna toz kondurmadığını belli eder bir biçimde
orada burada, neresi olursa, her yerde
oradan buradan, 1) çeşitli yerlerden; 2) karışık olarak, belli bir sıra ya da tür gözetmeksizin
oradan oraya, birçok yere
orası burası, 1) türlü yerler; 2) türlü yerleri
orasına burasına, türlü yerlerine, gelişigüzel
orasını burasını, türlü yerlerini
orda burda, orada burada
ordan burdan, oradan buradan
oruçlu oruçlu, kendini alıkoyması gerektiğini düşünmeden, önemsemeden
osura osura (kaba), umursamazlıkla
otlata otlata (argo), sırtından geçinmesine göz yumarak
otlaya otlaya (argo), para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinerek
otura kalka, 1) durup dinlenecek fırsatı bulamadan; 2) işine kendini tam veremeden
otura otura, hiçbir iş yapmadan, vaktini boş geçirerek
otuzar otuzar, her defasında otuz, otuzu bir arada
ova ova, ovarak
ovalaya ovalaya, ovalayarak
ovuştura ovuştura, ovuşturarak
oyalaya oyalaya, 1) vakit kazanmaya çalışarak; 2) eğlendirerek
oya oya, oyarak
oylum oylum, girintili çıkıntılı, oymalı
oymalı oymalı, oymalarla bezenmiş bir durumda
oynak oynak, ağırbaşlı olmayan davranışlarla
oynaşa oynaşa, âşıktaşlık ederek
oynata oynata, 1) oynamasını sağlayarak; 2) kımıldamasına yol açarak; 3) herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırarak; 4) aklını yitirerek
oynaya oynaya, büyük bir istekle, sevine sevine
oyuk oyuk, yer yer oyulmuş bir durumda