İkilemeler

U

ucun ucun, 1) azar azar; 2) yan yan
ucu ucuna, ancak, ne eksik ne fazla
ucuzlata ucuzlata, 1) fiyatını indirerek; 2) zorlanmadan, kolaylıkla elde edilir duruma getirerek
ucuz pahalı, pazarlık etmeden; fiyatının yüksek ya da düşük olduğuna bakmadan
ucuz ucuz, düşük fiyattan
uça uça, 1) uçarak; 2) buhar ya da gaz durumuna gelerek; 3) büyük sevinç duyarak, uçarcasına
uçsuz bucaksız, 1) göz alabildiğine, sonu görülmeyecek genişlikte; 2) çok fazla, pek çok
uçtu uçtu, uçmayan şeyleri de uçarmış gibi göstererek oynanan çok oyunu
uç uca, 1) birbirine eklenmiş bir durumda; 2) ancak yetecek kadar
uçura uçura, 1) uçurarak; 2) kesip ayırarak; 3) (argo) gizlice alıp giderek; 4) hızlı götürerek, hızlı sürerek
uçuşa uçuşa, uçuşarak
ufacık tefecik, çelimsiz, küçük yapılı
ufaktan ufağa, ufak ufak, azar azar, küçük küçük; giderek
ufak tefek, 1) nesne: fazla yer kaplamayan, küçükçe, fazlaca gerek duyulmayan; 2) önemsiz
ufak ufak, 1) azar azar; 2) küçük parçalar durumunda
ufalana ufalana, ufalanarak
ufala ufala, ufalarak, küçülerek
ufalaya ufalaya, ufalayarak
uflaya puflaya, uflayıp durarak, sürekli uflayarak
uğraşa uğraşa, 1) başarmaya çalışarak; 2) kötü davranarak; 3) savaşarak
uğraştıra uğraştıra, uğraştırarak; uğraşmasına yol açarak
uğrun uğrun, gizli gizli; belli etmeden; gizlice
uğuldaya uğuldaya, uğuldayarak
ulam ulam, 1) birbiri ardına; 2) takım takım; yığın yığın; grup grup
ulaşa ulaşa, 1) vararak, gelerek; 2) yetişerek; 3) birbirine katılarak, dökülerek
ulaştıra ulaştıra, ulaşmasını sağlayarak
ulu orta (uluorta), bir şeyin aslını araştırmadan, çekinmeden, açıktan açığa
uma uma, umarak, isteyerek, bekleyerek
umutlana umutlana, umutlanarak
unlaya unlaya, unlayarak
un ufak, kırıntılar durumunda
unuta unuta, 1) aklında tutamayarak; 2) bir şeyleri dalgınlıkla bir yerde bırakarak; 2) yapabildiklerini yapamaz duruma gelerek; 3) bağışlayarak; 4) gereken önemi vermeyerek, üstün durmayarak; 5) hatırdan, gönülden çıkararak
unuttura unuttura, unutmasına yol açarak ya da unutmasını sağlayarak
usana usana, bıkarak, bezerek
usandıra usandıra, usanç vererek, usanmasına yol açarak
uslana uslana, 1) yadırganan, ayıplanan davranışlarından vazgeçerek; 2) olaylardan ders alarak, aklı başına gelerek
uslu akıllı, olgunlaşmış, ağırlık ve değer kazanmış
uslu uslu, 1) akıllı, terbiyeli, çevresini rahatsız etmeyen bir biçimde; 2) yaramazlık yapmadan
usturuplu usturuplu, derli toplu; ustalıkla, uygun bir biçimde
usul usul, usulcacık
utana sıkıla, çekingenlikle
utana utana, gülünç duruma düşmekten ya da mahcup olmaktan korkarak
utangaç utangaç, sıkılgan bir biçimde
uyana uyana, 1) uyanarak; 2) gerçekleri kavrar duruma gelerek; 3) bilgisizlikten kurtularak; 4) bitki: canlanıp sürmeye başlayarak; 5) belirerek, ortaya çıkarak, depreşerek
uyara uyara, 1) uyararak, ikaz ederek, ihtarda bulunarak; 2) öğütle yola getirmeye çalışarak
uyarlaya uyarlaya, 1) birbirine uyar duruma getirerek, intibak ettirerek; 2) yazınsal yapıtı, radyo, tiyatro, sinema ya da televizyonun teknik olanaklarına uygun duruma getirerek, adapte ederek; 3) yabancı yapıtın kişi ve yer adlarını değiştirerek yerli yapıt durumuna getirerek, adapte ederek
uydura uydura, 1) uydurarak, uymasını sağlayarak; 2) hayalinde canlandırarak, yakıştırarak  
uydur kaydır, özensiz; elde olanla yetinerek
uygulaya uygulaya, 1) bir kural, bilgi, ilke ya da düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirerek, tatbik ederek; 2) birbirine uygun duruma getirerek
uykulu uykulu, uyku sersemliğini henüz üzerinden atamamış bir durumda
uysal uysal, yumuşak başlılıkla
uyuklaya uyuklaya, oturduğu yerde yarı uyur bir durumda
uyuşa uyuşa, 1) duygu ve hareketleri azalmış bir biçimde; 2) her konuda birbirine uyarak, imtizaç ederek; 3) bir konu üzerinde anlaşmaya vararak, uzlaşarak, mutabık kalarak
uyuştura uyuştura, 1) uyuşmasını sağlayarak, hissedemez duruma getirerek; 2) anlaşmalarını sağlayarak
uyuşuk uyuşuk, 1) uyuşmuş, duymaz ve hareket edemez bir durumda; 2) tembel, sünepe, gevşek bir biçimde
uyuta uyuta, 1) uyumasını sağlayarak; 2) unutturarak; 3) aldatarak, kandırarak
uyuz uyuz, 1) hareketsiz, cansız, pısırık, uyuşuk bir biçimde; 2) parasızlık çekerek
uzaklaşa uzaklaşa, 1) uzaklaşarak; 2) ilgisi azalarak, yabancılaşarak
uzaktan uzağa, 1) ilgisi fazla olmayan; 2) çok uzaktan duyulan, hissedilen
uzaktan yakından, herhangi bir bakımdan ilgili olan
uzana uzana, uzanarak
uzata uzata, 1) uzatarak; 2) gererek; 3) sürdürerek; 4) süreyi artırarak, temdit ederek
uzaya uzaya, 1) uzun duruma gelerek, boyu büyüyerek; 2) uzun sürerek
uzlaşa uzlaşa, aradaki düşünce ya da çıkar ayrılığını kaldırmaya karar vererek, uyuşarak
uzlaştıra uzlaştıra, uzlaşmalarını sağlayarak
uzun uzadıya, tüm ayrıntılarıyla, derinlemesine
uzun uzun, 1) uzun süre; 2) uzatarak